Son dakika haberleri: Türkiye Bolu Kartalkaya yangın haberine uyandı. Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yer alan merkezdeki Grand Kartal Otel'de henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangını söndürmek için Bolu, Düzce, Kocaeli, Sakarya, Karabük, Zonguldak, Bartın ve Ankara'dan sevk edilen çok sayıda ekip alevlere müdahale etti.
KARTALKAYA YANGIN HABERİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE OTURDU
Söndürme çalışmalarına itfaiye, sağlık, AFAD, UMKE, jandarma komanda ve orman bölge müdürlüklerine bağlı ekip ve araçlar katıldı. İtfaiye erlerinin merdivenli sepetli araçlarla ulaştığı 12 katlı oteldeki çalışmalar üst katlarda yoğunlaştı. Bazı tatilcilerin yangın esnasında kaçmak için çarşafları birbirine bağlayarak camlardan sarkıttığı görüldü.

66 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ: 51 KİŞİ YARALANDI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve AFAD Başkanı Okay Memiş de bölgeye intikal etti.
Bakanlar Yerlikaya, Memişoğlu, Ersoy ile AFAD Başkanı Memiş, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve ilgili birimlerin amirleriyle bölgedeki bir otelde gelişmelere ilişkin toplantı gerçekleştirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yangın mahalline gelerek yetkililerden bilgi aldı, incelemelerde bulundu. Bakan Yerlikaya, toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yangında hayatını kaybedenlerin sayısının 66'ya, yaralı sayısının 51'e yükseldiğini bildirdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu ise yangında yaralanan 51 kişiden birinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü, 17 kişinin ise taburcu edildiğini açıkladı.

YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ
Öte yandan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) yapılan yazılı açıklamada, "Yaşadığımız bu üzücü olayda yayıncı kuruluşlarımızdan ilgili bakanlarımız ve diğer resmi kurum ve yetkililer tarafından yapılacak açıklama ve bilgilendirmeleri esas almalarını önemle rica ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Türkiye'deki radyo ve televizyon yayınlarının denetlemesine yönelik 6112 sayılı yasa uyarınca, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmeleri gerektiğine işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Medyamızın, halkı yanlış yönlendirmemek adına kurgusal görüntülerde yer alan kesinliği meçhul olan bilgilere riayet etmemesi, resmi veri ve açıklamalara dayanmayan içerikleri yayınlarında kullanmamaları son derece önemlidir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak beklentimiz, kamuoyunda sağlıklı kanaat oluşumuna yardımcı olan görsel ve işitsel medyanın kendisinden beklenen sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir.
Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliğince Kartalkaya Kayak Merkezi'nde meydana gelen otel yangınıyla ilgili olarak, olayla ilgili henüz delillerin toplanamamış olması, görsel basın ve sosyal medya ile internet medyasında ilgili bir takım bilgilerin yanlış yayınlandığının müşahede edildiği, bu durumun soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğu, bilgi kirliliğinin kamu düzenini ve kamu sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği, ayrıca ölenlerin yakınlarının yapılabilecek haberlerden etkilenme ihtimallerinin bulunması bakımından 5187 sayılı Basın Kanununun ilgili maddesi kapsamınca yayın yasağı kararı verilmiştir. Yayın yasağına uymayanlarla ilgili ağır müeyyideler uygulanacaktır. Medyamızın bu vakar ve bilinçle hareket etmesini umuyor, halkımızın doğru haber almasını temin eden tüm medya kuruluşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz."
YANGINLA İLGİLİ DÖRT BAŞMÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bolu'da Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralanan vatandaşlara şifalar diledi.
Işıkhan, "Yaşanan elim olayı araştırmak üzere 4 başmüfettiş görevlendirilmiştir. Müfettişlerimiz gerekli incelemeleri yapacaktır. Bakanlık olarak süreci yakından takip ediyoruz." ifadesini kullandı.
BAKAN TUNÇ: SORUŞTURMA TİTİZLİKLE SÜRDÜRÜLÜYOR
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Bolu Kartalkaya'daki bir otelde çıkan yangın hepimizi derinden üzmüştür. Yangınla ilgili Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmış olup, 6 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Ayrıca 5 kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuştur. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum."
YANGINDAN SAĞ KURTULAN ŞENTÜRK: YANGIN ALARMI OLSAYDI DAHA HIZLI HAREKETE GEÇEBİLİRDİK
Yangından sağ kurtulan Eylem Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yangını ilk etapta fark etmediğini, çatıdan kar düştüğünü zannettiğini söyledi.
Yangın sesinin giderek şiddetlendiğini ve koridorlardan "yardım edin" seslerinin yükseldiğini anlatan Şentürk, "O zamana kadar herhangi bir duman görmedik, bir koku almadık. Yangın olduğu hiç aklıma gelmedi." dedi. Şentürk, odanın kapısını açtıklarında koridorun tamamen dumanla kaplandığını gördüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:
"Hızlı bir şekilde hazırlanarak aşağıya inmeye çalıştık. Duman nefes almamızı engelleyecek yoğunluktaydı. Kızımla ezbere merdivenlerle dolanarak kapıya koştuk. Eşim, bizden hemen sonra çıkmasına rağmen duman yoğunluğu nedeniyle aşağıya inememiş. Pencereden alttaki sundurmaya atlayıp o kattakilerle birlikte beklemişler. Daha sonra arabanın üzerine atlayarak kurtulmuşlar."
Yangın sırasında binanın durumunun çok kötü olduğunu söyleyen Şentürk, "İnsanlar pencerede kurtulmayı bekledi. Yangın alarmı biz dışarı çıkıncaya kadar hiç çalmadı. Eşim yangın merdivenini bulamadığı için sundurmadan aşağıya atlamak zorunda kaldı. Kurtulduğumuz için çok şanslıyız." ifadelerini kullandı.
Şentürk, yaşanan süreçte ihmaller zincirinin bulunduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
"Yangının üst katlarda çıkmadığını söyleyebilirim. Çünkü duman aşağıda yoğundu. Bizim sonradan duyduğumuz yangının restoranda çıktığı yönündeydi. O otele ilk kez gitmiyorum. Yangın merdiveni hiç dikkatimi çekmedi. Yangın alarmı olsaydı daha hızlı harekete geçebilirdik. Göz göre göre bir felaket yaşandı. Yangın alarmının ve yangın merdiveninin olmayışı insanları orada mahsur bıraktı. Bu kadar can kaybının fazla olması, yangın alarmının olmamasıdır. Eğer yangın alarmı olsaydı daha erken harekete geçilebilirdi. Biz çıkıncaya kadar yangın alarmı çalmadı."
"İTFAİYE GELMEDEN ÜST KISIM YANMAYA BAŞLADI"
Görgü tanığı Barış Salgür, yandaki otelde çalıştığını, mesaisi bittikten sonra odasına geldiğini, sesler üzerine dışarı çıktığında herkesin pencereden "imdat" diye bağırdığını gördüğünü söyledi.
Telaşlandıklarını, otelin üst tarafında dumanları gördüğünü aktaran Salgür, "İp, yastık, yorgan getirdik. İtfaiye bekliyorduk, herkes orada bağırıyordu. 2 saat falan sürdü. İtfaiye gelmeden üst kısım yanmaya başladı. Orada 2 kadın vardı. Direkt kendilerini attılar. İtfaiye geldiği zaman bizi geri çektiler, itfaiye müdahale etti. Biz ipi atabildiğimiz kadar ileriye atmaya çalıştık. Orada yaşlı adam vardı, o bağladı. Tutunmaya çalıştı ama eli kaydı düştü, ayağı kırıldı. Ona yardımcı olmaya çalıştık." diye konuştu.
Yardıma gelenlerden İdris Bilgin de sabah saat 06.00 sıralarında bölgeye vardığını, cenazelerin çıkarılmasına yardımcı olduğunu anlattı.
Yandaki otellerden battaniye alarak bölgeye getirdiğini ifade eden Bilgin, "Geldiğimde otel yanıyordu. Ekipler yangını söndürmeye çalışıyordu. Elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştık." dedi.
"YATAKLARLA İNSANLARIN SERT ZEMİNE DÜŞMESİNİN ÖNÜNE GEÇMEYE ÇALIŞTIK"
Bölgedeki otellerden birinde konaklayan Ali Atmaca da insanların sesine kalktıklarını, yardım çığlıklarını duyunca aşağıya indiklerini söyledi.
İnsanların yangının dehşetiyle camlardan atladığını aktaran Atmaca, yardımcı olmak için yatak getirerek yere koyduklarını kaydetti.
Atmaca, böylece insanların sert zemine düşmesinin önüne geçmeye çalıştıklarını dile getirerek, "Çabamız ne kadar faydalı oldu, onu bilemiyorum. Gözümüzün önünde insanlar can verdi, bu durum psikolojimizi bozdu. Sonra itfaiye geldi ama otelin yüksek olması itfaiyenin çalışmasını zorlaştırdı. Biz de yardımcı olmak için battaniye, yatak getirdik. İnsanlar çocuklarıyla pencereden atlamayı düşünüyordu. 'Battaniye falan getirin.' diyordu, Allah'tan o ara itfaiye geldi de çocuğu kurtardı. Kurtarma çalışmaları hızlı olsa da alan geniş olduğu için çoğu insan gözümüzün önünde can verdi." ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum Gönder